Spor Güvenliği Koordinasyon Toplantısı Riva’da Yapıldı

  • 23 Tem 2026 21:27
  • Güncelleme: 23 Tem 2026
    24 dk. Okuma Süresi
Özet bulunamadı.

İçişleri Bakanlığı’nın Emniyet Genel Müdürlüğü koordinesinde düzenlediği Spor Güvenliği Koordinasyon Toplantısı, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu’nun katılımıyla, Türkiye Futbol Federasyonu’nun Riva Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirildi.

Yeni sezon öncesinde sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine yönelik ilgili paydaşlar arasındaki iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi, 2025-2026 futbol sezonunda yaşanan olayların değerlendirilmesi ve 2026-2027 futbol sezonunda uygulanacak güvenlik tedbirlerine ilişkin stratejilerin belirlenmesi amacıyla düzenlenen toplantıya Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topçu, Beykoz Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer, Türkiye Futbol Federasyonu Başkan Vekilleri Mecnun Otyakmaz ve Fuat Göktaş ve TFF Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra, Süper Lig Kulüpler Birliği Vakfı ve Trabzonspor A.Ş. Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, 1. Lig Kulüpler Birliği ve İstanbulspor A.Ş. Kulübü Başkanı Ecmel Faik Sarıalioğlu, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Trendyol Süper Lig, Trendyol 1. Lig, Nesine 2. Lig ve Nesine 3. Lig kulüp başkanları ve yöneticileri, İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ile Türkiye Futbol Federasyonu’nun profesyonelleri katılım sağladı.

İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu: “Spor alanlarının güvenliği futbolun tüm paydaşlarının ortak sorumluluğudur”

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, toplantının amacıyla ilgili olarak, “İki gün boyunca Türk futbolunun yönetim merkezi olan bu tesislerde, saha içi ve saha dışındaki güvenlik uygulamaları tüm yönleriyle ele alınacak. Geçtiğimiz sezon kapsamlı bir şekilde değerlendirilecek. Burada ortaya konulacak değerlendirmelerin ve alınacak kararların önümüzdeki sezonlara yön verecek önemli bir yol haritası oluşturacağına inanıyorum.” dedi.

Genç nüfus potansiyeline sahip ülkemizdeki spor alanlarındaki yapılan yatırımlara vurgu yapan Başkan Hacıosmanoğlu, “Statlarımız yenilendi, UEFA standartlarında modern stadyumlar inşa edildi. Gençlerimizin ve sporseverlerin modern tesislerde bir araya gelmesi, yalnızca sportif bir faaliyet değil; toplumsal birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlayan ve geleceğimize yatırım niteliği taşıyan önemli kazanımlardır. Futbol, ülkemizde sadece bir spor dalı değil; milyonlarca insanın ortak heyecanı, sevinci ve duygularla buluşturan güçlü bir kültürel değerdir. Bu değeri korumanın ve daha da güçlendirmenin yolu ise futbolun güven, sevgi, adalet ve huzur ortamında içerisinde yaşanmasını sağlamaktan geçmektedir. Spor alanlarının güven ve huzurunun sağlanması ise başta güvenlik güçlerimiz olmak üzere federasyonumuz, kulüplerimiz, sporcularımız, yöneticilerimiz, taraftarlarımız ve futbol ailesinin tüm paydaşların ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.

“Güvenli, huzurlu ve küfürden uzak tribünler spora katılımı artırmaktadır”

Her yıl Türkiye’de yaklaşık 160 bin maç oynandığını hatırlatan TFF Başkanı şöyle konuştu: “Ülkemizde her yıl A Millî Takım müsabakalarından Ziraat Türkiye Kupası’na, profesyonel liglerimizden amatör organizasyonlara kadar yaklaşık 160 bin futbol karşılaşması oynanmaktadır. Bu rakam, Türk futbolunun büyüklüğünü ve toplumsal karşılığını ortaya koymaktadır. Sporu seven bir milletiz. Gençlerin, çocukların, kadınların ve erkeklerin spor alanlarında güvenli bir şekilde yer almasını arzu ediyoruz. Güvenli, huzurlu ve küfürden uzak tribünler, spora olan ilgiyi ve katılımı artırmaktadır. Buna karşılık saha içinde ve dışında yaşanan şiddet, taşkınlık ve güvensizlik ortamı futbolun ruhuna zarar vermekte, spora olan ilgiyi olumsuz etkilemektedir.”

“Eleştiri hakkı, hakarete, aşağılamaya ve ayrıştırıcı söylemlere dönüşmemelidir”

“Sporda şiddet ne yazık ki; statlarda ve spor alanları sınırları içerisinde yaşanmamaktadır.” diyen TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, “Bugün saha dışındaki dil de en az saha içindeki davranışlar kadar belirleyici hale gelmiştir. Kamuoyunu etkileme gücüne sahip olan spor üzerine konuşan ve yorum yapan herkesin kullandığı dil büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Eleştiri hakkı, hiçbir zaman hakarete, aşağılamaya ve ayrıştırıcı söylemlere dönüşmemelidir. Çünkü tribünlerde yükselen gerilimin önemli bir kısmı önce ekranlarda, mikrofonlarda ve sosyal medya mecralarında üretilmektedir. Bu söylemler toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmekte, öfkeyi ve nefreti beslemekte sporun birleştirici ruhuna zarar vermektedir. Oysa spor ayrıştıran değil birleştiren, düşmanlık değil dostluk üreten, nefreti değil sevgiyi, saygıyı ve kardeşliği büyüten evrensel bir değerdir. Bu nedenle sporun her paydaşının kullandığı dile, sergilediği tutuma, verdiği mesaja azami özen göstermek ortak sorumluluğumuzdur.” değerlendirmesini yaptı.

“6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun dünyada örnek gösteriliyor”

6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un dünyada örnek gösterildiğini belirten TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, “Avrupa ve dünya ölçeğinde örnek uygulamalar arasında gösterilen 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun bugün FIFA ve UEFA nezdinde dikkatle takip edilmektedir. Kanunun günümüz ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirilmesi amacıyla İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız ve Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile koordinasyon halinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yapılacak düzenlemelerin sporda şiddetle mücadelede daha güçlü ve daha etkili sonuçlar doğuracağına yürekten inanıyorum. Futbolda şiddet başta olmak üzere sporun Fair-Play ruhuna aykırı her türlü eylem, söylem ve davranışların karşısında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz.” sözleriyle şiddet eylemlerine karşı taviz verilmeyeceğini vurguladı.

“Türk futbolunun tüm paydaşlarının daimi sorumluluk bilinciyle hareket edeceğine ve bu ortak hedef doğrultusunda birlikte çalışacağımıza gönülden inanıyorum.” diyen TFF başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, “Bu vesileyle çalıştayımıza katkı sunan başta İçişleri Bakanlığımız olmak üzere Adalet Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, güvenlik güçlerimize, kulüplerimize ve emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür ediyorum. Yeni futbol sezonunda saha içinde rekabetin saha dışında da hoşgörünün, güvenin ve karşılıklı saygının hakîm olduğu bir futbol sezonu temenni ediyor; başta Sayın Bakanlarımız olmak üzere hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Ertuğrul Doğan: “İçişleri Bakanlığımıza ve tüm emniyet teşkilatımıza minnettarız”

TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu’nun ardından kürsüye gelen Süper Lig kulüpler Birliği Başkanı Ertuğrul Doğan, kulüplerin taleplerini dile getirdi. Doğan, “Sayın İçişleri Bakanımız, Sayın Gençlik ve Spor Bakanımız, Sayın Türkiye Futbol Federasyonu Başkanımız, değerli kulüp başkanlarımız, yöneticilerimiz ve kıymetli misafirlerimiz… Kulüpler Birliği Vakfı adına hepinize saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Öncelikle İçişleri Bakanlığımıza ve tüm emniyet teşkilatımıza müsabakaların güvenli bir ortamda oynanması için gece gündüz, yağmur çamur demeden gösterdikleri özveri ve çabadan dolayı minnettar olduğumuzu söylemek istiyorum. Geçtiğimiz yıl yine bu platformda spor güvenliğinin geliştirilmesi konusunda son derece verimli istişarelerde bulunmuş, kulüplerimizin sahada karşılaştığı çeşitli sorunları ve çözüm önerilerini paylaşma imkanı bulmuştuk. Bu yıl da yeni sezon öncesi geldiğimiz noktayı değerlendirmek ve çözüm bekleyen konuları birlikte ele almak üzere bir araya geldik. Süper Lig Kulüpler Birliği olarak kulüplerimizden gelen talepleri ve derlediğimiz sunum çalıştay boyunca muhataplarıyla paylaşıldı. Ben de bunlar içerisinde yer alan birkaç hususu dile getirmek isterim. Özellikle müsabaka güvenlik giderleri kulüplerimizin bütçelerinde önemli bir kalem olarak yer almaktadır. Bu konudaki kulüplerimizin ortak talebi, müsabakada görevli kolluk güçlerine ödenen ücretlerin, diğer kamu görevlerine ilişkin hizmetlerde olduğu gibi bakanlık tarafından karşılanmasıdır. Bir diğer konu da güvenlik personeli sayısı… Özellikle düşük riskli, seyirci sayısı az olan maçlarda zaman zaman seyirciden daha fazla güvenlik personeli olduğunu hep beraber gördük. Bu konuda kulüplerimizin görüşlerinin de dikkate alınması konusunu rica ederiz.” diye konuştu.

“Her yıl gerçekleştirdiğimiz bu istişare kültürünü son derece kıymetli buluyoruz”

Futbol müsabakalarında zaman zaman tribünlerde istenmeyen olayların yaşandığını hatırlatan Ertuğrul Doğan, “Tüm kulüpler olarak 6222 sayılı kanunun çıkış amacı olarak bireysel eylemlere karşı bireysel cezalar verilmesi prensibinin esas alınması gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca Avrupa’da bazı ülkelerde uygulanmasını gördüğümüz, UEFA tarafından da desteklenen kale arkasındaki ayakta seyirci uygulamasının stadyumu uygun olan kulüplerimizde hayata geçirilmesi konusunda görüşlerimizi arz ederiz. Türk futbolu bugün milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bir ekosistem haline gelmiştir. Bu büyük organizasyonun güvenli ve kontrollü ilerlemesi tüm paydaşların ortak hareket etmesiyle mümkündür. Her sene gerçekleştirdiğimiz bu istişare kültürünü de son derece kıymetli buluyoruz. Kulüpler birliği olarak kamu kurumlarımızla yürüttüğümüz iş birliğini sürdürmeye, ortak çözümler üretmeye, Türk futbolunun gelişimine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Bu vesileyle Türk futboluna ve Türk sporuna verdikleri destekten dolayı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımızı sunuyoruz. Toplantının yeni sezon öncesi önemli ve somut sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. Kıymetli Bakanlarımıza ve TFF Başkanımıza, organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçenlere, müsabakaların güvenli ortamlarda oynanması için fedakarca görev yapan emniyet ve jandarma kuvvetlerimize de ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.” ifadelerini kullandı.

Osman Aşkın Bak: “Önemli olan yasanın çıkarılması değil, uygulanması”

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, yaptığı konuşmada spor güvenliğini sağlamak için iş birliği içinde çalıştıklarını söyledi. Bakan Bak, “Sayın Bakanım, çok değerli Valimiz, kıymetli Futbol Federasyonu Başkanımız, çok kıymetli kulüp başkanlarımız, değerli Adalet ve Gençlik ve Spor Bakanlığı bürokratları… Hepiniz spor güvenliği toplantısına hoş geldiniz. Burası sezon öncesi güvenlikle ilgili hususları değerlendirdiğimiz bir platform. Bunu geleneksel olarak devam ettiriyoruz. Bu yıl da ilgili bakanlıklardan, federasyonlardan ve kuruluşlardan arkadaşlarımız değerli istişarelerini yaptılar. Biz de Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak, Adalet Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımız ile beraber bu konu üzerinde yaklaşık 1.5-2 aydır çeşitli istişarelerde bulunuyoruz. Kendileriyle görüştük. Yine bu konuları devam ediyoruz. Valilerimizle, emniyet genel müdürlerimizle, illerdeki yetkililerle, bizim gençlik ve spor il müdürlerimizle, spor savcılarıyla birlikte süreci değerlendiriyoruz. Spor kitleleri hareketlendiren önemli bir olgu. Bizim için de çok çok kıymetli. Ülke olarak futbolla yatıp, futbolla kalkıyoruz. 6222 sayılı yasanın bize verdiği yetkiler çerçevesinde uygulamalarımızı takip ediyoruz. En önemli şey yasanın çıkarılması değil uygulanması. Bu hususta da değerli İçişleri Bakanımız ve Adalet Bakanımızla beraber gerekli değerlendirmeyi yaptık.” açıklamasını yaptı.

“Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ülkemizde spor tesis devrimi yaşanıyor”

Türkiye’nin sporda büyük bir atılım içinde olduğunu vurgulayan Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, şöyle devam etti: “Federasyon Başkanımızın da ifade ettiği gibi Türkiye, dünyanın en modern stadyumlarına sahip. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ülkemizde gerçekten spor tesisi devrimi yaşanmaktadır. Çok büyük stadyumlar, değerli tesis yatırımlar gerçekleşti. Sporda büyük organizasyonlar alıyoruz, büyük yatırımlar yapıyoruz. Milli Takımlarımız uluslararası başarılar alıyor. Tüm bunların yanında bir spor kültürü var. Bu spor kültürün yaygınlaşması, paylaşılması, sporun bir toplumsal uzlaşı sahası olması için de hep birlikte çalışmamız lazım. Bu çok önemli. Bu kültürü oluşturmamız gerekiyor. Taraftar kitlesinden, yöneticisine kadar, sporun elemanlarından, futbolcusundan, hakeminden, teknik direktörüne kadar herkese bu konuda görevler düşüyor. Herkes bu süreç içinde katkı sunmak zorunda. İşi sadece İçişleri Bakanlığına, güvenlik alanına bırakamayız. Kulüp başkanına, yöneticilere, federasyon yetkililerine, planlama yaparken, riskleri değerlendirirken herkese görevler düşüyor. Bunları ince şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Tabii bu konuda tecrübemiz var. Özellikle İstanbul ve Ankara’nın, büyük şehirlerin büyük tecrübesi var. Liglere yeni gelen takımlarımız var. Süreçler bu yönden de önemli.”

“Yasanın verdiği yetkiler çerçevesinde toplumu geren kişilere karşı gerekli işlemleri yapacağız”

Türk sporunun marka değerini korumak için gerekli önlemlerin alınması gerektiğinin altını çizen Bakan Bak, “Bakıldığında hepimiz bu işin içerisindeyiz. Hepimiz kendi üzerimize düşeni yapmak durumundayız. Özellikle de sosyal medyada başlayan, ardından demeçlerle devam eden, müsabaka başlamadan pek çok sonucun ortaya çıktığı, suçlamaların, toplumu geren, taraftar kitlesini hareketlendiren şeylerin olduğunu gözlemliyoruz. Bunları hep beraber çözmeliyiz. Buna engel olmalıyız. Hiçbir yetkisi, hiçbir karşılığı olmayan, insanları yönlendiren kişiler başta olmak üzere, bunu Adalet Bakanlığı çerçevesinde, sosyal medya üzerinde yapanlarla, kim olursa olsun, kim ne derse desin, hepsi için bu alanda yasanın verdiği yetkiler çerçevesinde gerekli değerlendirmeleri, gerekli işlemleri yapacağız. Bu önemli, buna müsaade edemeyiz. Bu değerli ürünün, sporun, futbolun marka değerini yükseltmemiz gerekiyor. Hepimize görev düşüyor. Tribünlerde olay olan, patlayıcıların olduğu, gösterilerin olduğu, sahaya girildiği ortamda futbolumuzun markasını, değerini nasıl yükseltebiliriz?.. Yöneticisi de teknik direktörü de, hakemi de, yorumcusu da herkes sorumluluğunu bilecek. Herkes bu işin içinde ve sorumluluklarını yerine getirmek zorunda. Bu yüzden Kulüpler Birliği Vakfı Başkanımız da ifade etti. Kulüplerimiz sorunlarını iletecekler, devlet gerekli çalışmaları yapacak. Sağ olsun İçişleri ve Adalet Bakanımızla sürekli görüşüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla sporun marka değerini yükseltmek için çalışıyoruz. Bu konuda hepimize görevler düşüyor. Teknolojik yatırımlar yapıyoruz.” açıklamasında bulundu.

“Sporun birleştirici ve iyileştirici gücünü kullanmalıyız”

Güvenlik konusunda koordinasyon içinde çalıştıklarını da vurgulayan Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, “TFF Başkanımızın da ifade ettiği gibi yılda 160 bin müsabaka oynanıyor. Her bir müsabaka önemli. O müsabakalara göre planlamaların yapılması gerekiyor. TFF ile koordinasyon içindeyiz… Kulüplerimizle koordinasyon içindeyiz. Valiliklerimizle, emniyet müdürlerimize, taraftar kitlelerimizle herkese görevler düşüyor. Hiç alakası olmayan sloganlar atmaya gerek yok. Maç oynanıyor, hiç alakası olmayan sloganlar oluyor. Herkese görevler düşüyor. İçişleri ve Adalet Bakanlığımız ile yakın şekilde çalışıyoruz. İletişim çok önemli. Sporun birleştirici gücünü, iyileştirici gücünü kullanmak zorundayız. Toplumsal uzlaşma için bu çok önemli. Sosyal aktivite olarak toplumumuzun paylaştığı ortak değerlerin zedelenmesine müsaade edemeyiz. Hep beraber bu noktada çalışmak zorundayız. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak stadyumlarımızı gelen talepler çerçevesinde en iyi şekilde hazırlamaya çalışıyoruz. Burada kulüplerimizle de bu koordinasyonu sağlıyoruz. İllerde Valilerimiz sağ olsunlar, emniyet müdürlerimiz, jandarma komutanlarımızla birlikte bunu yapıyoruz. Ama müsabaka sadece stadyumda değil, takımların çıkışından itibaren başlıyor. Burada güzergah üzerinde taraftarlardan, tüm çalışanlara kadar herkes üzerine düşen görevi yerine getirecek. ” değerlendirmesini yaptı.

“Kimsenin eleştirirken hakaret etmeye hakkı yok”

Yeni sezonla ilgili temennilerini sıralayan Bakan Bak, “2026-2027 sezonunun marka değerinin yükseldiği, başarı içinde geçen, tribünlerin dolduğu, güzel futbolla, güzel sonuçların yaşandığı bir yıl olmasını temenni ediyoruz. Bu güzelliklere ihtiyacımız var. Bunu başaracak güçteyiz. Hepimize görevler düşüyor. Bu koordinasyon, görevlendirme çok önemli. Bürokratlarımızın bilgi ve birikimleri, kulüplerimizin bilgi ve birikimleri var. Futbol ve diğer branştaki arkadaşların birikimleri var. Bunları voleybol ve basketbolda da uygulamaya çalışıyoruz. Gerçekten spor kültürünü artırmaya çalışıyoruz, hedeflerimiz var. Büyük organizasyonlar gerçekleştiriyoruz. Şampiyonlar Ligi Finali organize ettik. Bu yıl UEFA Avrupa Ligi’ni organize ettik. Gelecek yıl da UEFA Konferans Ligi Finalini organize edeceğiz. Dolayısıyla pek çok başarılı işi organize edebilen bir ülkeyiz. Bu başarılı sicilimizin artmasını istiyoruz. Birlikte olmaya, bir olmaya, bu işi birlikte başarmaya ihtiyacımız var. Çünkü ülke olarak bunu başaracak güçteyiz. Kulüp başkanından, teknik direktörüne, yöneticisine, spor yorumcusuna, herkese görevler düşüyor. Herkes kendi sınırlarını iyi belirlemeli, o sınırlar içinde hareket etmeli. TFF Başkanımızın da ifade ettiği gibi kimsenin eleştirirken hakaret etmeye hakkı yok. Bunlara yasal çerçevesinde müsaade etmemiz mümkün değil. 2026-2027 sezonunun başarı içinde geçmesin diliyorum. Beraberiz, birlikteyiz, güçlüyüz. Biz Türkiyeyiz. Biz Türk futbolunun, Türk sporunun güçlü olmasını istiyoruz. Toplantımız hayırlı olsun. Katkılarından dolayı herkese teşekkür ediyoruz. TFF Başkanımıza ev sahipliği için teşekkür ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza da Türk sporuna destek verdiği için, sürekli takip ettiği ve ülkemize büyük tesisler kazandırdığı için teşekkür ediyoruz. Hepiniz saygı ve sevgiyle selamlıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.

Mustafa Çiftçi: “Dostça ve centilmence oynanan hiçbir karşılaşmanın kaybedeni olmaz”

Spor Güvenliği Değerlendirme Toplantısı’nda son olarak kürsüye çıkan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, spor faaliyetlerinde huzur ve güvenliğin güçlendirilmesi, şiddet ve düzensizliğin önlenmesi, kurumlarımız arasındaki iş birliğinin daha da geliştirilmesi ve yeni dönem spor güvenliği stratejilerinin oluşturulması konularının tüm yönleriyle değerlendirerek ele alındığını söyledi.

“Sporda huzur, Türkiye’de huzur demektir.” vurgusunu yapan Bakan Çiftçi, “Huzuru hayatın her alanında birlikte tesis edecek, güvenliği el birliğiyle sağlayacağız. Spor, belirli zamanlarla sınırlı bir faaliyet olmanın ötesinde; toplumun tamamını etkileyen, farklı yaş ve sosyal grupları aynı heyecan etrafında buluşturan güçlü bir toplumsal alandır. Ülkemizde sporun herhangi bir dalıyla ilgilenmeyen, bir takımı takip etmeyen ya da spor gündeminden bütünüyle uzak kalan vatandaşımız neredeyse yoktur. Bu sebeple sporun sosyal, kültürel, ekonomik ve güvenlik boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Spor organizasyonları şehirlerimizin tanıtımına, turizmine, istihdamına ve ekonomik canlılığına büyük katkı sağlamaktadır. Uluslararası organizasyonlar ise ülkelerin tanıtımını ve itibarını doğrudan etkilemektedir. Sporun maddi kazanımların ötesinde çok daha derin bir anlamı vardır. Spor, birliktir, dayanışmadır, ortak sevinçtir. Farklı renkleri, farklı şehirleri ve farklı hayatları aynı duyguda buluşturur. Sporun rekabeti dostlukla, başarısı emekle, mücadelesi ahlakla buluşmalıdır. Dostça ve centilmence oynanan hiçbir karşılaşmanın kaybedeni olmaz. Ancak sporun bütün bu güzel yönlerinin sürdürülebilmesi için müsabakaların huzur ve güven içerisinde gerçekleştirilmesi şarttır. Dün nasıl ki ülkemizin huzurunu bozmaya çalışanlara müsaade etmiyorsak, yarın da sporda şiddet, düzensizlik ve kaos çıkarmaya çalışanlara izin vermeyeceğiz. Toplumsal huzursuzluğu spor üzerinden körüklemeye, taraftarlarımızı karşı karşıya getirmeye ve Türk sporunu provokasyonların aracı haline getirmeye çalışanların karşısında kararlılıkla duracağız.” ifadelerini kullandı.

“Muhtemel krizleri gerçekleşmeden engelleyen bir yaklaşımı esas alıyoruz.”

Tek ve en büyük gayelerinin çocukların, gençlerin, kadınların ve ailelerin spor etkinliklerine huzur ve güven içinde katılabilmesini sağlamak olduğunu kaydeden Bakan Çiftçi şöyle konuştu: “İçişleri Bakanlığı olarak önleyici güvenlik ve proaktif polislik anlayışıyla hareket ediyoruz. Güvenliği yalnızca olay meydana geldikten sonra müdahale etmek olarak görmüyor; riskleri önceden tespit eden, tedbirleri önceden alan ve muhtemel krizleri gerçekleşmeden engelleyen bir yaklaşımı esas alıyoruz. İl Spor Güvenlik Kurullarımız, Süper Lig müsabakalarında doğrudan valilerimizin başkanlığında toplanacaktır. Her stadyum ve takım için sabit Müsabaka Güvenlik Amirleri görevlendiriyoruz. Bu sezon 127 Müsabaka Güvenlik Amirimiz görev yapacaktır. Aynı stadyumlarda görev yapan amirlerimiz, stadı, taraftar gruplarını ve muhtemel riskleri daha yakından tanıyacak; olaylara daha hızlı ve doğru müdahale edebilecektir. Kulüplerimizin, federasyonlarımızın, emniyet birimlerimizin ve ilgili bütün paydaşların bu toplantılara katılmasını arzu ediyoruz. Risk analizleri masa başında değil, sahadaki gerçekler esas alınarak hazırlanmalıdır. Teknolojik imkanları da güvenlik anlayışımızla bütünleştiriyoruz. İllerimize tahsis edilen 582 yaka kameramızla riskli müsabakalardaki gelişmeleri takip ediyor, KGYS ve kamera izleme merkezleri üzerinden stadyumların her noktasını anlık olarak izliyoruz. Ayrıca taraftarların ve tüm yöneticilerin tamamının spor salonlarına ve stadyumlara Passolig ve e-biletle girmesini istiyoruz. Kurallar yalnızca taraftarlarımız için değil, spor alanına giren herkes için geçerli olmalıdır. Protokol tribünündeki nizam ve kurallar da sporda huzur ve güvenliğin sağlanması noktasında büyük önem taşıyor. Protokol tribünleri, kuralların ihlal edildiği alanlar değil; spor ahlakının, sağduyunun ve örnek davranışın sergilendiği alanlar olmalıdır.”

“Nefret dilinin ve provokatif paylaşımların sporun güzel iklimini zehirlemesine müsaade etmeyeceğiz”

2025-2026 sezonunda ülkemiz genelinde 118 bin 172 spor müsabakası gerçekleştirildiğini dile getiren Bakan Çiftçi, “Bu müsabakalara 21 milyon 234 bin vatandaşımız katılmıştır. Müsabakaların güvenliği için 1 milyon 277 bin polisimiz ve 335 bin özel güvenlik görevlimiz görevlendirilmiştir. Toplam 548 müsabakada 5 bin 832 kişi hakkında 6222 sayılı Kanun kapsamında işlem yapılmıştır. Bu rakamlar, alınan tedbirlerin ve kurumlarımız arasındaki koordinasyonun olumlu sonuçlarını göstermektedir. Ancak güvenlikte elde edilen hiçbir başarı bizi rehavete sevk etmemelidir. Emniyet teşkilatımızın her bir mensubuna açıkça ifade ediyorum. Spor alanlarında kanun neyi emrediyorsa tavizsiz şekilde uygulanmasını istiyoruz. Şiddete, hakarete, kamu malına zarar vermeye ve sporun huzurunu bozmaya çalışanlara karşı 6222 sayılı Kanunun adli ve idari hükümleri kararlılıkla hayata geçirilmelidir.” çağrısını yaptı.

“Spor güvenliğinden sorumlu olanların tek bir tarafı vardır. O da hukuktan, kamu düzeninden ve milletimizin huzurundan yana olmaktır.” diyen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Kulüp yöneticilerimiz, taraftar temsilcilerimiz ve yerel paydaşlarımızla sürekli iletişim halinde olacağız. Sosyal medya başta olmak üzere taraftarları karşı karşıya getirecek açıklamalardan uzak durulmasını özellikle istirham ediyoruz. Nefret dilinin, ayrıştırıcı söylemlerin ve provokatif paylaşımların sporun güzel iklimini zehirlemesine müsaade etmeyeceğiz. Türk sporuna yapabileceğimiz en büyük katkı; sporun gündemini polemiklerden arındırarak, yeniden sporun kendisiyle barıştırmak ve centilmenlik ruhuyla buluşturmaktır. Dünya arenasında ay yıldızlı bayrağımızı göklerde dalgalandırmak, başarıdan başarıya koşan sporcularımızla gelecek nesillere ufuklar çizmek sporla ilgilenen herkesin en büyük gayreti olmalıdır. Bu anlayış doğrultusunda son 24 yılda, Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizin dört bir yanı modern spor tesisleriyle donatılmış, sporun tabana yayılması için büyük ve önemli yatırımlar gerçekleştirilmiştir. İçişleri Bakanlığı olarak bizim görevimiz, bu güçlü altyapının huzur ve güven içinde kullanılmasını sağlamaktır. Her renk bizimdir. Her takım bizimdir. Her sporcu bu ülkenin kıymetidir. Huzurlu, güvenli, ahlaklı ve centilmence bir spor kültürünü daha da güçlendirilmeli ve hep birlikte inşa etmeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle Spor Güvenliği Değerlendirme Toplantımızın hayırlı sonuçlara vesile olmasını Cenabı Hakktan niyaz ediyorum. Toplantıya katkı sunan başta sayın Bakanımız olmak üzere kolluk kuvvetlerimize, yöneticilerimize ve herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizleri tekrar hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar