Trabzonspor, Felipe Augusto'nun yerine forvet hattına 18 yaşındaki Rene Mitongo'yu transfer etti. Ancak bordo-mavililerin hücum...
Trabzonspor-Freiburg maçı sonrası flaş hakem eleştirisi!
MUSTAFA ÇULCU – NET PENALTI
Trabzonspor ilk yarıda topa daha fazla sahip oldu ancak oyuna bir türlü giremedi. Temposuz ve keyifsiz bir oyun vardı. Freiburg fiziksel gücü yüksek, duran toplarda özellikle kornerlerde etkili tam bir Alman disiplini ile oynayan takım. Golü de kornerden buldular. Bireysel beceriden daha çok takım bütünlüğü ile sonuca gidiyorlar. Önde yüksek pres yaparak Trabzonspor’un geriden pasla çıkmasını baskıladılar. İkinci yarıya daha istekli daha iştahlı başladılar. Ancak Trabzonspor bu kez de hakem engeline takıldı. Freiburg’un taktik faullerini çözemedi. Rakibin direncini yükseltti. Kalabalık savunma ve hakem desteği ile Trabzonspor’un ataklarını önlediler. Her şeyin iyi gittiği bir dönemde kötü bir hakem geldi tüm güzellikleri ve Trabzonspor’a geceyi zehir etti.
Estonyalı Kristo Tohver UEFA 1.kategori hakemi. Ülkesinde Golf Kulübü Genel Müdürlüğü yapıyor. Yüksek profil bir hakem değil. 45 yaşında veda maçlarına çıkıyor. 44’de top ayak seviyesinde eğilip kafasını sokan tehlikeli hareketi yapan Goifo ama hakem ters yorumla Mendy’in aleyhine endirekt serbest vuruş verdi. 53’de Nwaiwu-Goifo mücadelesi temiz ama Goifo faulü yutturdu. Üstelik Nwaiwu’ya bir de sarı çıktı. 56’da Kübler arkadan iki eliyle Onuachu’yu itti. Bu pozisyon net penaltı. Hakem pozisyonu herkesten daha iyi gördü ama vermedi. Kurnaz ya VAR’a yaslandı. Bu pozisyonlar bize hakemin futbolu bilmediğini ve korkak olduğunu gösterdi. Nedir bu Trabzonspor’un ve Türk takımlarının UEFA’dan çektiği? Nerede hakemliği bırakacak yaşlı isimler varsa Türk takımlarının maçlarına jübileye gönderiyor.
ZEKİ UZUNDURUKAN – İKİNCİ YARI ÇOK İYİYDİK
Geçen sezon Avrupa Ligi’nde final oynayan bir takım Freiburg. Bu sezon da Bundesliga’da fırtına gibi esen bir ekip Julian Schuster’in takımı. Geçen hafta Bayern Münih’e kaybettiler ama kök söktürdüler, çok iyi oynadılar. Birlikte oynama alışkanlığı olan kompakt bir takım Freiburg. Geçen sezon kornerlerden tam 10 gol atmışlardı. Dün de bir korner golü ile geriye düştük. Kornerleri bu kadar akıllıca ve etkili kullanan bir takım daha görmedim. Kullandıkları her kornerde kalemizde gol tehlikesi yaşadık.
Kısacası tam bir turnuva ve teknik direktör takımı Freiburg. Bundesliga’da da lider Bayern Münih’in 2 puan gerisinde, üçüncü sıradalar. Maçtan önce A Spor’daki yayınımda bu maçla ilgili olarak da ‘Trabzonspor bu sezonki en zor maçına çıkıyor’ demiştim. Bizi uzun süre oyunun içine sokmadılar, çok hızlı top çevirdiler. Çok yüksek bir pas isabeti ile Trabzonspor’u topun peşinden koşturdular. Bu tarz ezberi olan takımlara karşı, daha fazla savaşarak karşılık vermek lazım. İlk yarıda Freiburg oyunu yönlendiren, pas bağlantılarımızı kesen taraftı. İlk 45’te Muçi ve Salah ile rakip kalede iki tehlikemiz vardı. Dört gol girişiminde bulunduk ama kaleyi bulan şutumuz yoktu maalesef.
İkinci yarıya baskılı bir giriş yaptık. Rakip kalede daha fazla göründük. Biz baskı kurdukça kapanan ve geriye yaslanan Freiburg çok iyi savunma yaptı. İşte tam da burada bu kale gibi kapalı savunmayı aşmayı başaramadık. Freiburg’da takımın beyni ve hücum silahı Vincenzo Grifo topa hükmetme konusunda tam bir usta. Orta sahada Eggestein ise hem savunma hem de hücum aksiyonlarında köprü vazifesi gördü maç boyunca. İkinci yarıda baskı kurduğumuz anlarda temaslı ve sert oynayıp bizi yıldırmaya çalıştılar. İkinci yarıda Onuachu’nun itilerek yere düşürüldüğü pozisyon penaltıydı ama hakem Kristo Tohver vermedi.
VAR Odası da duyarsız kaldı. Neler kaçırdık neler! Muçi’nin kornerinde Salah’ın kaleci Backhaus ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda kaçırdığı bir gol var ki… Kahrolmamak elde değil. İkinci yarıda gerçekten savaşan, gol için yüklenen ve iyi oynayan bir Trabzonspor vardı sahada. Aral Şimşir ve Franculino Dju’nun eksikliğini çok hissetmeye başladı Trabzonspor! Dün bu ikili olsaydı, Freiburg’u da yenerdi Fırtına! Trabzonspor, Thomas Reis yönetiminde ilk kez kaybetti. Nazar boncuğu olsun! Ama taş gibi bir rakibe yenildi bordo-mavililer. Durmak yok yola devam! İkinci yarıdaki güzel oyun tesellimiz oldu.
REHA KAPSAL – ŞÜPHEM YOK
Trabzonspor’un rakibi geçen sezon Avrupa Ligi’nde final oynayan Freiburg’du. Bu maç, Konferans Ligi’nde neler yapabileceklerini görmeleri açısından önemli bir sınavdı. Maçtan bir gün önce basın toplantısında Thomas Reis, rakiplerinin ön alanda çok etkili yüksek şiddetli pres yaptığını dile getirmişti. Nitekim maç söylediği gibi başladı. Buradan doğru pas şablonu ile çıkamayan oyun kurulumunu istediği seviyede yapamayan bordo mavililer, Onana’nın geriden hücum bölgesine attığı uzun toplarla çıkmaya çalıştı. Saha içinde böyle takım halinde pres gücü ve yoğunluğu olan rakibe karşı biraz daha hareketli olmak, açık pas kanalı bulup sayısal üstünlük sağlamak, topa az temas ederek oyunu hızlandırmak en önemli parametredir. Bir de geçen sezondan beri en etkili saha içi uygulaması duran toplar. Bordo mavili oyuncuların doğru yerleşim olmayınca buradan golü buldular.
İkinci yarıya iyi başlayan bordo mavililer topa ritim verdikleri gibi saha içi rotasyonları, çabuk oyunları ve dönen ikinci topları alarak etkili hücum yapmaya başladılar. Görüntü ilk devreye göre tamamen değişti. Nitekim 53. dakikada Trabzonspor’un net penaltısını hem maçı yöneten hakem hem de VAR vermedi. Penaltının verilmesi için Onuachu’yu dövmeleri mi gerekiyor? Yazıklar olsun sizin yönettiğiniz maça. Bu seviyeler için Dju’nun eksikliği net hissedildiği gibi ikili oyunlarda çok iyi bir birliktelik yaşayan Salah’ın performansını da etkiledi.
Bu eksiklik Trabzonspor’u farklı bir oyun anlayışına itti çünkü Onuachu oynadığında daha çok kenarlardan orta yapmayı deniyorlar. Bu maçta 31 ortada 6 isabet sağladılar. Bu sanırım maçın ve oyunun özeti gibi. Bu da tabii ki çok sağlıklı oyun değil. Thomas Reis çözüm bulmalı. İkinci yarıdaki oyunla Trabzonspor mağlubiyeti hak etmedi ve kalan üç maçı da kazanıp ilk 8 arasına gireceğinden hiç şüphem yok.